Ana içeriğe atla

Web dizimizin pilot bölümünü çektik:))

Yaşaşın sonunda hallettik:))
İlk randevuyu konu alan web dizimizi çekmeye başladık.
Tabi önce herşey yolunda gidiyordu.
Ta ki 1 gün önce oyuncu fire verdi.
Bölümün konusu ana kuzusu erkeklerdi. Erkek oyuncu da ana kuzusu çıktı.
Kendisi askere gidecek annesi dışarı çıkmasına izin vermemiş.
Kıyamam dedim ısrarlarım boşa çıktı adam istemedi.
Neyse daha yakışıklı bir çocuk bulduk.Çok sevimliydi ezberini de yapmış gelmişti.
Çekim sabahı 4.de ortak mesaj attı, sesçi sarhoş oldu bir de momento.
Eyvah dedim. Momento filmindeki gibi unutma sorunu varmış akıl defterine yazmamış.
Sevgilim bi tanem hemen sabah yazıcığlundan hallederiz dedi.
Rahatça uyuruz diye düşünürken karnımız ağrıdı üşüdük sabaha kadar uyuyamadık:((
Kahvaltı yapıp yazıcıoğluna gittik. oradakiler sabah elektroşoka maruz kalmış gibi uyuşuk beyindeydiler.
Mikrofon dedikçe sahne mikrofonu çıkarıp durdular.
Ortalama bişey alıp Cihangir'e geçtik.
Çekim Kahvedan kafede olacaktı.
Bir insan yağmaya başladı ki şaştım kaldım.
Cumartesi sabahı herkes orada, hemen içeride bir masa kaptım kendime:)
Dışarı da biz yerleştik.
Önce oyuncular geldi sonra kamera ekibi.
Kameranın şarjı olmadığı için tek sorunumuz beklemek idi.
Oyuncular zaten çok şekerdi provalar aldık, bir sorun yoktu.
Garsonu ben oynadım ama bi daha kamera arkasından ayrılmam!
3 ü geçe hava düşerken çekimi bitirdik.
Görüntü yönetmeni de işi bildiği için işler tıkırında gitti.
Sevgilimle ben elimiz ayağımız açlıktan titredi. Datlımaya'ya gidip bişeyler yiyelim dedik.
Bir arkadaş önermişti çok doğal güzel yiyecekleri var diye.
Girdik sipariş verdik bir elektroşok durumu hepsinde vardı.
1.yemek az ve lezzetsiz 2. çalışanlarda algılama sorunu var. 3. fiyatlar yüksek, yer dar vs vs bi daha gitmeyiz.
sanki bu çalışanlar evde oturuyormuş biri gelin oyalanın demiş gitmişler tam 10 dakikadır bu işi yapıyor gibilerdi.
0 adaptasyon yanii.
gereksiz evde oturmaları daha mantıklı .
Bizde Nişantaşı'na gittik. Çekimleri izledik ve keyfimiz yerine geldi.
Güzel bir çekimi bitirdik, sıra geldi montaja.
Hadi hayırlısı

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allacciate Le Cinture - Kemerlerinizi Bağlayın

Yönetmen Ferzan Özpetek'in son filmi "Kemerlerinizi Bağlayın" dün Türkiye'de vizyona girdi. Bu havada Ferzan filmi iyi gider diyerek arkadaşlarla bilet aldık. Koltuklarımıza kurulduktan sonra yağmurun sesiyle açılış sekansı başladı. Hareketli kamera şiddetle yağan sağnağı adeta bize yaşattı. Otobüs durağına varınca da bir tilt ile filmin başrol oyuncularıyla tanışmış olduk hemde bir ırkçı kavga sebebiyle. Güzel Elena, bir barda garson olarak çalışmaktadır, en yakın arkadaşı ise gay Fabio'dur. Fabio ise Silvia ile oturmaktadır. Akşamları eve gelmemesiyle bir sevgili edindiği anlaşılan Silvia, çareyi arkadaşlarıyla Antonio'yu tanıştırmakta bulur. Tamirci olan kaba davranışlı Antonio, Silvia'nın arkadaşları tarafından sevilmez. "Zıt kutuplar birbirini çeker" Antonio ve Elena birbirine aşık olur. Ancak Elena'nın iki senelik bir ilişkisi vardır ve maalesef! o da Silvia'ya aşıktır.  Bara gelen Antonio bir bardak birayı fondip yaptıkta...

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

The Shape of Water

Su kıyısında bulunan dilsiz bir kız yine suya geri döner... Önce aşkı yaşayacaktır. Elisa çalıştığı yerde farklı bir yaratıkla karşılaşır. Suda ve karada yaşayan fiziği insana benzese de çok uzaklardaki yerlilerin 'tanrı' olarak çağırdığı bu şey yaratıktır. Elisa ona yumurtalar getirerek, işaret dilini öğretmeye çalışır. Güvenlik görevlisi Richard bu konuda çok acımasızdır, onun deneylerde kullanılmasını hatta parçalara ayrılmasını ister. Her ne kadar 60'lı yılların iyi Amerikan aile babası gibi görünse de asıl onun içinde bir yaratık yaşamaktadır.  Elisa yakın arkadaşı reklamcı Giles de işten atılmış ancak geri kabul edilmek için uğraşmaktadır. Siyahi iş arkadaşı Zelda da Elisa'ya sorun çıkarmaması için uyarılarda bulunmaktadır. Kalbi aşkla çarpan genç kadın, yaratığın öldürülecek olmasını kabul edemez. Çünkü onunla bir bağ kurmuştur. İş başa düşer, korksa da onu kaçırmaya karar verir. İşin içine etrafındakileri de sokar. Hatta kaçırma harekatına aslen Rus aja...