Ana içeriğe atla

Ben, Earl ve Ölen Kız-Alfonso Gomez-Rejon


Lise son sınıfa giden Greg, sosyal bir çocuk gibi görünse de aslında asosyaldir. Okuldaki farklı tiplerle iyi anlaşıyor gibidir, her grupla bir hukuku vardır ancak kendisi bir arkadaş grubuna ait değildir. Çocukluk arkadaşı Earl onunla öğretmeninin odasında oturup sürekli bir şeyler izler. Greg'in babası sıkı bir Avrupa Sineması hayranıdır. Greg babasının film koleksiyonunu yalayıp yuttuğu için Earl ile kendi kendilerine filmler çekmeye çalışırlar. Bu komik ama ilginç filmlerin sayısı az da değildir. Annesine göre ise bu sosyalleşme şekli yeterli değildir. Kalbini birilerine açmalı hem sevmeli hem de kaybetmeyi öğrenmelidir. 
Sınıf arkadaşı Rachel kanser olur. Ve Greg'in annesi oğlunu Rachel ile arkadaşlık kurması için zorlar. Greg önceleri buna karşı çıksa da günden güne Rachel ile yakınlaşır. Birlikte sıkça vakit geçirirler. Earl de onlara katılır. Aslında Greg'in yavaştan hoşlandığı okulun güzel kızlarından biri onun Rachel için film çekmesi gerektiğini aklına sokar. Greg ise yeni tanıştığı biri için ne çekeceğini bilmemektedir. Bu süreçte bir takım gelgitler yaşar. Derslerini de ihmal etmeye başlamıştır.
Üç arkadaşın hiç aklından çıkmayacak an birlikte merdivenlerde dondurma yedikleri gündür.
Earl, Greg'e tepki gösterir. Çünkü dibine kadar yaşayamamaktadır. Her ne kadar ikisi kavga etse de okulda çıkan bir arbede de Earl onu korur. Elini taşın altına sokma sırası Greg'e gelmiştir. Okulun güzel kızıyla baloya gitmek üzere limuzin ile yola çıkar. Ancak aklı hastanede yatan Rachel'dedir. Ona çektiği filmi izlettirir ve unutulmayacak bir an yaşar. Aniden fenalaşan kız komaya girdikten sonra bir daha uyanamaz... 
Greg ise 6 aylık sürede en yakın arkadaşı olan Rachel'e olan yoğun duygularını anlamlandırmaya çalışır. Cenaze günü Rachel'in odasında gözyaşlarıyla arkadaşını hatırlar. Odasının duvarlarına dokunur ve onun kitaplarını inceler. Yokluk hissi içine işlemeye başlar. Greg artık ergenliği bitirmiş ve büyümüştür. Rachel'in sözünü dinler ve kabul edilmek için üniversiteye tekrar yazı yazar.
17 yaşından 18'e geçiş Greg için hem keskin hem de hızlı olur. Ne mutlu ona ki hayatında bir daha karşılaşamayacağı güzel bir arkadaşlığı yaşamıştır. Hem de hasta olan Rachel'e mutluluğu yaşatmıştır. Jesse Andrews'ın romanından sinemaya aktarılan, Ben, Earl ve Ölen Kız'ı izlemek isteyenlere; İyi Seyirler!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...