Ana içeriğe atla

Sana Bir Şey Söylememe İzin Ver



Sana Bir Şey Söylememe İzin Ver

Yazan: Rémi De Vos
Çeviren: Mark Levitas
Yöneten: Okan Urun
Okuyanlar: Meral Çetinkaya, Sarp Aydınoğlu, Emin Maltepe, Beyti Engin
Rémi De Vos tarafından yazılan "Sana Bir Şey Söylememe İzin Ver" adlı oyun, Mark LEVİTAS tarafından Türkçe'ye çevrildi ve okuma tiyatrosu Okan URUN tarafından yönetildi.Okumada usta oyuncu Meral Çetinkaya'ya yine tiyatro ve televizyondan tanıdığımız Sarp Aydınoğlu, Emin Maltepe ve Beyti Engin eşlik ediyor.Oyun, hastanede tedavisi olmayan bir hastalıkla pençeleşen bir kadının, oğlunun ve diğer yakınlarının ziyaretlerini kabul etmesini konu alıyor.Oyunda anne-oğul kendilerine has bir biçimde iletişim kurmayı denerler; annesinin nefret ettiği tiyatroya yönelik sitemlerine tiyatrocu oğlu sessizlikle karşılık verir.

 16 Aralık 2011'de Fransız Kültür Merkezi'nde sahnelendi ve süperdi:))

Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi Nedir?
2001 yılında, oyun yazarı, yönetmen ve oyuncu Yeşim Özsoy Gülan'ın kurduğu çağdaş tiyatro topluluğu Ve Diğer Şeyler Topluluğu tarafından yürütülen Yeni Metin Yeni Tiyatro adlı proje çağdaş oyun yazımı ve çağdaş oyun yazarlığı konusuna dikkat çekiyor.Yeni Metin Yeni Tiyatro projesi kapsamında bugüne dek çağdaş tiyatronun farklı alanlarından isimlerle söyleşiler ve yeni yazarların oyun okumaları gibi çeşitli etkinlikler düzenlendi.Oyun yazarlarının okumalarının yanı sıra yazarlık ve çeviri atölyelerinin de yer aldığı proje dahilinde birçok ülkeden (Romanya, Yunanistan, İspanya, İran, Portekiz, Rusya) çağdaş yazarlar davet edildi ve tüm oyun yazarlarının oyunları kendi orijinal dillerinden Türkçeye çevrilerek seyirciye tanıtıldı.
2010 yılının haziran ayında beş yıllık süreç Yeni Metin Yeni Tiyatro 09 adlı bir kitapta toplandı. Özellikle 2010-2011 tiyatro sezonu Yeni Metin Yeni Tiyatro projesinin beş yıl önce oluşturduğu birikiminin sonuçlarının alınmaya başladığı bir sezonu oldu.
Gianina Carbunariu'nun oyunu "Kebap" Carles Battle'nin yazdığı "Baştan Çıkarma" ve Mikhael Durnenkov'un "Leş" isimli oyunu İstanbul sahnelerindeki yerlerini aldılar.Bunun yanı sıra üniversite toplulukları ve amatör gruplar da proje bünyesinde çevrilen oyunları sahneledi. Proje kapsamında yetişen oyun yazarları yurt içinde ve dışında ödüller almaya başladılar.Altıncı yılında Aralık 2011 ile Nisan 2012 arasında gerçekleşen Yeni Metin Yeni Tiyatro projesi ocak ayında ödüllü İskoç oyun yazarı Linda McLean'i ağırlıyor.1 Aralık'ta başlayan oyun yazımı atölyelerine katılan yazarlar, dünyaca ünlü oyun yazarları, Yeni Metin Yeni Tiyatro ekibi ve akademisyenlerle çalışma fırsatını yakaladı. Atölyeler sonucunda seçilen kısa oyunlar nisan ayında sahnelenecek.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...