Ana içeriğe atla

Genciz. Güçlüyüz.


"Duvarlar Yıkmak" temalı Alman Filmleri İstanbul Modern'de başladı. Son zamanların en çok ses getiren ödüllü Alman filmlerinden bir seçki izleyicileriyle buluşuyor. "Genciz. Güçlüyüz." de 2014 yılında Burhan Qurbani tarafından çekilmiş bir film.
Siyah Beyaz çekilen film, 24 Ağustos günü yaşananları anlatıyor. 1992 senesinde yeni birleşen Almanya'nın bazı yerlerinde göçmenlere karşı nefret duygusu da baş göstermiştir. Gerek milliyetçi gençler, gerekse nazistler Asyalıları ve Müslümanları topraklarında istememektedirler. Rostock'taki Vietnamlıların yaşadığı konutlarda ayaklanma çıkmak üzeredir. 
Martin, göçmenlerle ilgilenen bir politikacıdır. Konutlarda yaşayanları tahliye edip etmeme konusunda kararsızdır. Siyasi kariyeri tehlikeye girmesin diye sesini çıkarmadan olup biteni izlemeye başlar. İnsanların can güvenliğini gözardı eder. Atladığı en önemli nokta, oğlunun bu ayaklanmayı çıkaran grubun içinde olmasıdır.
Stefan ise annesiz büyümüştür. Babası Martin onun kaç yaşında olduğunu bile bilmemektedir. Aşırı milliyetçi ve şiddet eğilimli bir arkadaş çevresi edinmiştir. Tüm gününü onlarla başıboş takılarak geçirmektedir.
Vietnamlı Lien, aynı gün Almanya'da oturma ve çalışma izni almıştır. Ülkesine geri dönmek istemediği için abisiyle de arası gergindir. Alman bir arkadaşı yüzünden işinden atılsa da evraklarını tamamlamış olduğu için kendini güvende hisseder. Oysa yaşadığı yerin önünde bir sürü yurtsever! onları evlerinden atmak hatta öldürmek için beklemektedir. Lien evden ayrılmak için ailesini ikna edemez ve onlarla binada kalırlar. 
Stefan gündüz sevdiği bir arkadaşının intihar ettiğini öğrenmiştir. Onu kaybetmenin üzüntüsünden çok ölüm duygusunu merak etmektedir. Arkadaşının aşkı da ona yazmaya başlayınca içindeki gelgitler büyür ve öfke ile birleşir. Bir anda iyi bir çocuk olabilecekken diğerlerinin etkisiyle saldırganlaşır. Babası Martin onu göçmenlerin binasında halkı galeyana getirirken görünce ne yapacağını şaşırır. Ancak iş işten geçmiştir. Binada yangın çoktan başlamıştır. Binadaki Vietnamlılar önce çatıya saklanırlar. Sonra Lien onun işten atılmasına neden olan Alman arkadaşından yardım ister. Sevgilisi de nazist olan kadın bir an tereddüt etse de tüm Vietnamlıları evine alır.
Can kaybı olmadan atlatılan gecenin ertesi sabahında Lien'in gördükleri tüm filmi özetliyor. Açılış sahnesinde boş bira şişelerini toplana 3 küçük çocuk bu sefer Vietnamlıların sığındığı yerin önüne geliyor. Lien'i görünce içlerinden biri eline taş alıp onlara doğru fırlatmaya yelteniyor. Bu da o gece yaşananların gelecek kuşakları nasıl etkilediğine dair sağlam bir örnek olarak izleyicinin hafızasında yer ediyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allacciate Le Cinture - Kemerlerinizi Bağlayın

Yönetmen Ferzan Özpetek'in son filmi "Kemerlerinizi Bağlayın" dün Türkiye'de vizyona girdi. Bu havada Ferzan filmi iyi gider diyerek arkadaşlarla bilet aldık. Koltuklarımıza kurulduktan sonra yağmurun sesiyle açılış sekansı başladı. Hareketli kamera şiddetle yağan sağnağı adeta bize yaşattı. Otobüs durağına varınca da bir tilt ile filmin başrol oyuncularıyla tanışmış olduk hemde bir ırkçı kavga sebebiyle. Güzel Elena, bir barda garson olarak çalışmaktadır, en yakın arkadaşı ise gay Fabio'dur. Fabio ise Silvia ile oturmaktadır. Akşamları eve gelmemesiyle bir sevgili edindiği anlaşılan Silvia, çareyi arkadaşlarıyla Antonio'yu tanıştırmakta bulur. Tamirci olan kaba davranışlı Antonio, Silvia'nın arkadaşları tarafından sevilmez. "Zıt kutuplar birbirini çeker" Antonio ve Elena birbirine aşık olur. Ancak Elena'nın iki senelik bir ilişkisi vardır ve maalesef! o da Silvia'ya aşıktır.  Bara gelen Antonio bir bardak birayı fondip yaptıkta...

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

The Shape of Water

Su kıyısında bulunan dilsiz bir kız yine suya geri döner... Önce aşkı yaşayacaktır. Elisa çalıştığı yerde farklı bir yaratıkla karşılaşır. Suda ve karada yaşayan fiziği insana benzese de çok uzaklardaki yerlilerin 'tanrı' olarak çağırdığı bu şey yaratıktır. Elisa ona yumurtalar getirerek, işaret dilini öğretmeye çalışır. Güvenlik görevlisi Richard bu konuda çok acımasızdır, onun deneylerde kullanılmasını hatta parçalara ayrılmasını ister. Her ne kadar 60'lı yılların iyi Amerikan aile babası gibi görünse de asıl onun içinde bir yaratık yaşamaktadır.  Elisa yakın arkadaşı reklamcı Giles de işten atılmış ancak geri kabul edilmek için uğraşmaktadır. Siyahi iş arkadaşı Zelda da Elisa'ya sorun çıkarmaması için uyarılarda bulunmaktadır. Kalbi aşkla çarpan genç kadın, yaratığın öldürülecek olmasını kabul edemez. Çünkü onunla bir bağ kurmuştur. İş başa düşer, korksa da onu kaçırmaya karar verir. İşin içine etrafındakileri de sokar. Hatta kaçırma harekatına aslen Rus aja...