Ana içeriğe atla

Hıdrellez

Eskiden Söke'deki çay kenarında kutlardık Hıdrellez'i...
Her sene Mayıs ayının beşinde akın akın insanlar çay kıyısına gidip dileklerini dilerlerdi.
Ağaçlara kırmızı kurdela bağlanır, taşlardan ev ya da araba yapılır içlerine dilek çizilirdi.
Bekarlar evlenmek için yüzük şeklinde kağıtları keserler iğne iplikle dikerek gece camdan dışarı sarkıtırlardı.
Bu kağıtlar para ve altın şeklinde de olurdu ve sabah dilekler içeri alınır bir yere saklanırdı.
Taa ki bir sonraki sene yenilerini yapana kadar bekletilirdi.
Farklı şehirlerde olduğum zamanlarda kestiğim kağıtların üzerine dileklerimi yazardım. 
Seneler geçtikte dileklerim arttı. Hiç unutmam bir sene kırkbeşe yakın dileğim vardı.
Sonraki sene ise oturup onları saymıştım. Hangileri oldu hangileri olmadı diye.
Tam yirmibeş tanesi olmuştu. Bunların içinde "bol kitap okuyayım" gibi garip dilekler vardı:))
Az önce çam ağacına kırmızı kurdela bağlayıp dilek tuttum.
Umarım herkesin masum dilekleri gerçekleşir.
Yıllardır aileden ve çevreden gördüğüm bu güzel gelenek her sene benim umudum olur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...