Ana içeriğe atla

Parked-Darragh Byrne


Fred, Dublin'e döner ve evi olmadığı için arabasında yaşamaya başlar. Denize nazır bir yere aracını parketmiştir. Haftada 5 Euro gibi bir parayla karnını doyurmaya, umumi tuvaletlerde vücudunu silerek kokmamaya ve soğuk havalarda donmamaya çalışır. Bir gece çıkagelen başka bir aracın huzurunu bozacağını düşünür. Uyuşturucu kullanan gençleri görünce onlardan uzak durmaya çalışır. Ancak Cathal çok sempatiktir. Hemen Fred ile tanışır ve onunla arkadaş olur. Önceleri Fred çok kontrollüdür. Cathal onu yıkanması  için havuza götürür. İlk etapta birden suya atlayamasa da sonradan karşılaştığı güzel kadın Juliana için sık sık havuza gitmeye hatta aerobik sınıfına katılmaya karar verir. 
Fred, Cathal'a yakınlık hisseder. Ona tamir ettiği saatleri ve bazen de karısına yazdığı yazıları okur. Cathal da onun daha özgür ve rahat davranabilmesi için itici güç görevindedir. Arabasının lastiğini tamir eder ve ona spin atmayı öğretir. Fred heyecanla yaramaz çocuk oluverir. Arkadaşı Cathal'ı kaybetmek istemez. Borçlu olduğu adamlar onu dövmeye geldiğinde Fred hadlerini bildirir. Ve Cathal'dan ona söz vermesini ister. Bir daha uyuşturucu kullanmayacaktır.
Juliana aynı zamanda kilisede piyano çalmaktadır. Fred ile daha sık görüşürler. Hatta bir gün Cathal sayesinde onun evine gider ve bozulmuş saatini tamir eder. Cathal onu gerçeği söylemesi için zorlar. Fred ise Juliana'yı arabasını parkettiği yere davet eder. Ancak Cathal'ın borçlu olduğu adamlar geri gelirler. Bu sefer Fred onu kurtaramaz. Çünkü sokakta yaşadığını gazetecilere ispatlamak zorundadır. 
Fred en sonunda bir ev sahibi olsa da iki arkadaşını kaybeder. Yine de onların anıları evinde yaşamaktadır. Artık Fred havuza atlayıp korkusuzca yüzmektedir. 
Kuzey filmleri sevenler için iyi seyirler:))

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allacciate Le Cinture - Kemerlerinizi Bağlayın

Yönetmen Ferzan Özpetek'in son filmi "Kemerlerinizi Bağlayın" dün Türkiye'de vizyona girdi. Bu havada Ferzan filmi iyi gider diyerek arkadaşlarla bilet aldık. Koltuklarımıza kurulduktan sonra yağmurun sesiyle açılış sekansı başladı. Hareketli kamera şiddetle yağan sağnağı adeta bize yaşattı. Otobüs durağına varınca da bir tilt ile filmin başrol oyuncularıyla tanışmış olduk hemde bir ırkçı kavga sebebiyle. Güzel Elena, bir barda garson olarak çalışmaktadır, en yakın arkadaşı ise gay Fabio'dur. Fabio ise Silvia ile oturmaktadır. Akşamları eve gelmemesiyle bir sevgili edindiği anlaşılan Silvia, çareyi arkadaşlarıyla Antonio'yu tanıştırmakta bulur. Tamirci olan kaba davranışlı Antonio, Silvia'nın arkadaşları tarafından sevilmez. "Zıt kutuplar birbirini çeker" Antonio ve Elena birbirine aşık olur. Ancak Elena'nın iki senelik bir ilişkisi vardır ve maalesef! o da Silvia'ya aşıktır.  Bara gelen Antonio bir bardak birayı fondip yaptıkta...

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

The Shape of Water

Su kıyısında bulunan dilsiz bir kız yine suya geri döner... Önce aşkı yaşayacaktır. Elisa çalıştığı yerde farklı bir yaratıkla karşılaşır. Suda ve karada yaşayan fiziği insana benzese de çok uzaklardaki yerlilerin 'tanrı' olarak çağırdığı bu şey yaratıktır. Elisa ona yumurtalar getirerek, işaret dilini öğretmeye çalışır. Güvenlik görevlisi Richard bu konuda çok acımasızdır, onun deneylerde kullanılmasını hatta parçalara ayrılmasını ister. Her ne kadar 60'lı yılların iyi Amerikan aile babası gibi görünse de asıl onun içinde bir yaratık yaşamaktadır.  Elisa yakın arkadaşı reklamcı Giles de işten atılmış ancak geri kabul edilmek için uğraşmaktadır. Siyahi iş arkadaşı Zelda da Elisa'ya sorun çıkarmaması için uyarılarda bulunmaktadır. Kalbi aşkla çarpan genç kadın, yaratığın öldürülecek olmasını kabul edemez. Çünkü onunla bir bağ kurmuştur. İş başa düşer, korksa da onu kaçırmaya karar verir. İşin içine etrafındakileri de sokar. Hatta kaçırma harekatına aslen Rus aja...