Ana içeriğe atla

It's all for you DAMIEN



"Omen" filminden uyarlanan Damien, maalesef tek sezonluk bir dizi olarak kaldı. Yine rating meselesi... Heyecanla izlemeye başladım, parçaları birleştiriyorum ki sezon finalini izledim ve dizinin devam etmeyeceğini öğrendim. "The Walking Dead" dizisinin de yapımcısı olan Glen Mazzara Twitter hesabından acı gerçeği duyurdu. Neyse ki tek tesellim ellerim terleyerek bir dizi izlemeyecek olmamdı.))
Damien'a dokunan yanar! 
Aslında bu dizide Damien'a dokunan ölüyor. Suriye'de savaş fotoğrafçısı olarak çalışan Damien Thorn. Tam çatışma esnasında o hengamede yaşlı bir kadın kulağına fısıldar. Damien New York'a döndüğünde çevresinde olan garip olayları araştırmak eski kız arkadaşı Kelly'e düşer. Ve Kelly'yi bir akşam Damien'ın evinden çıkınca onu yer yutar! "Yer yarılsa da içine girsem" demeyen kız oracıkta can verir. 
Damien olaylara anlam veremez. Çocukluğunu zaman zaman hatırlar. "It's all for you" diyerek ilkokulda kendini asan bir kızı ve babasının kilisede onu öldürmeye çalışmasını... Annesinin çaresizliğine üzülür ve kendisinin görmediği bir koruma kalkanına sahip olduğunu farkeder. Aslında Damien da (çoğu dramada olduğu gibi) evlat edinilmiştir.
Damien'ın yakın arkadaşı Amani onu hiç yalnız bırakmaz ve sürekli destekler. Kelly'nin ölümünden sonra onun kızkardeşi Simone de aralarına katılır. Ancak Damien'ın sırrı araştırıldıkça garip olaylar artmaya başlar. Damien'a zarar vermek için gönderilen herkes feci bir şekilde ölür. Bu durum bazılarına sıradanmış gibi gelse de dedektif James Damien'ın ensesindedir. Birkaç kez köpek saldırısından silahı sayesinde kurtulsa da çocuğu tehlikededir. Bunlar bile onu yıldırmaz. Parçaları dışarıdan biraz geriden gelerek toplar.
Ann Rutledge ortaya çıkar. Önce Damien'a kendini sevdirmeye çalışır. Amacı onu dize getirmektir. Damien'ı dize getirmek onu yeniden doğuşuna ikna etmektir. Yani şeytanın kendisi tekrar doğacaktır, müridleri de hazırdır. Bunu duyan Damien, John Lyons'a güvenebileceğini düşünürken asıl kaçması gerekenin o olduğunu anlar. Gidecek yeri yoktur. Vatikan da harekete geçmiştir. İçindeki şeytana çıkarmak isteyenler silahlanıp yola çıkarlar. Damien karar vermelidir. Kaçmalı mı kalıp savaşmalı mı?
En beğendiklerim: Damien'ın hapsedildiği mezardan çıkıp peşindeki rahibeye dersini vermesi ve Simone'u kolundan çekip götürmesi. Ve ona dokunanların başlarına gelenler:))
Bu arada "The Walking Dead"in yaratıcısı Robert Kirkman'ın "Outcast" gibi bir diziyi yazması aklıma Damien'ı getirdi. "İçine şeytan kaçmış adamların gerçeği arayışı..." Sanki aynı fikir iki ayrı kişi tarafından çekiliyor gibi. Belki de aralarında görünmeyen bir savaş vardır. Satan savaşı!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...