Ana içeriğe atla

Le Meraviglie-Alice Rohrwacher


Gelsomina, İtalya-Toscana bölgesinde ailesiyle yaşayan 14 yaşında bir genç kızdır. Üç kız kardeşi oynarken o en büyükleri olduğu için çiftçilik yapan babasıyla birlikte çalışır. Hem sessiz ve içine kapanık olması hem de tez canlılığı yüzünden tüm işler onun üstüne kalır. Arıcılık alanında uzmanlaşan aile ürünlerini pazarlarda satarlar. Gelsomina'nın babası annesini köyde yaşayıp tarım yaparak geçimlerini sağlamaları için ikna etmiştir. Zaman zaman bıçak kemiğe dayansa da babasının en büyük destekçisi Gelsomina'dır. 
Arıları çiçeklere götürdükleri bir gün dönüşte denize giderler. Tesadüfen orada bir yarışma için tanıtım çekimi vardır. Kırsalda çalışan çiftçiler, balıkçılar ve avcıların yarışacağı bu programda birinci gelene büyük ödül vardır. Gelsomina da ürettikleri bal ile yarışmayı kazanabileceklerini ve ürünlerine daha kolay satabileceklerini düşünür. Sert görünümlü babasını ikna etmesi zor olacaktır.
Kızının evden kaçma ihtimalini düşünerek endişeye kapılan baba, onu kaybetmemek için küçükken istediği deveyi ona alır. Gelsomina'nın tavrı Martin ile değişir. Almanya'da işlediği bazı suçlar yüzünden bir ailenin yanında ıslah edilmesi gereken Martin, Gelsomina'nın ailesinin yanına gelir. Babası için tek ikna edici sebep maddi yardımdır. Ve yarın bir gün Gelsomina onu bırakıp giderse işi öğretecek erkek bir çocuğa ihtiyacı vardır. Aralarına katılan Martin hiç konuşmaz ve ona dokunulmasından hoşlanmaz. İşi öğrenme ve yardım etme konusunda da biraz ağırdan almaktadır. Onun gelişiyle Gelsomina kendini yalnız hissetmemeye başlar. Konuşmadığı ve birlikte bir şey paylaşmadığı bu çocuk onun tekrar ailesine tutunmasını sağlar.
Martin'i getiren danışmanlar ailenin reisini sorunca herkes Gelsomina'yı gösterir. Onur duyan kız, kendi karar vererek ailesini habersizce Harikalar Diyarı yarışmasına kaydeder. İlk etapta babası sinirlense de herkes yarışmaya katılır. Monica Bellucci program sunucusu Milly'yi oynar ve örülmüş beyaz saçları kızlar için göz alıcıdır. İlk kez televizyona çıkmanın verdiği heyecanla babanın dili tutulur. Gelsomina ise Martin ile ağzından arı çıkardığı bir gösteri sergilerler. Kazanacaklarına inandıkları yarışmayı kaybederler. Martin ise gecenin sonunda ona dokunan anneye tepki olarak adada ortadan kaybolur. Tüm aile çocuğu arar ancak bulamaz. Gelsomina doğru zamanda doğru bir hamle yaparak Martin'i eve geri getirir. Ailenin reisi olduğunu böylece ispatlar.
Son derece gerçekçi olan bir film "Mucizeler". Gelsomina'nın ergenlik döneminde ailesiyle olan ilişkisine şahit oluyoruz. Filmin sonundaki boş evde ise hala onların anıları canlanmakta. Adeta Gelsomina ve ailesi o kırsaldaki eski ev ile özdeşleşiyor. İyi seyirler:)



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...