Ana içeriğe atla

Zor Zamanlar?

Dün gece teyzemin ağlamasıyla uyandım 2.40'da!
"Evrimmm ölüyorum!"kürek kemiği ağrıyormuş daha doğrusu o bölge tam anlayamadım.
Pijamaları çıkarıp hastaneye gidecek enerjim yoktu. Zaten acile gitmekten sıkılmıştım. Aldım voltareni elime sırtını ova ova uyudum. Neyse ki sabaha geçti ağrısı.
Bugün İzmir'e dönüyordu teyzem. Sabah uyandığı gibi markete gidip benim için tavuk-yumurta-süt-çay vs vs almış sağolsun. Güzel bir kahvaltıya Türk kahvesi ile devam ederiz diyordum ancak arkadaşı geldi ve onu benden çaldı!Kız analarını çok iyi anladım. Yedir-içir-emzir-büyüt elin adamı gelsin alsın elinden. Bir de arabayla giderken el sallasınlar. Cık cık cık.
Ev kirasını yatırıp kuaföre koştum. Tiftik tiftik olmuş açık karamel saçlarımı koyulaştırdım. Ve şu an çok memnunum ben olmuşum gibi. Çok açık renk saçlarla pek aram iyi değildi. Tülay'ın dediğine göre 5 yaş yaşlı gösteriyormuşum. İnsanlar ısınamamıştı. Napalım artık daha koyuyum ve daha doğalım.
Rastel tüketimine devam. Çarşamba kanal dolacak umarım herşey yolunda gider.Dişimi geri kazanırım:)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...