Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Pera Müzesi Filmleri / İçeri Adım, Dışarı Adım

 Pandemi döneminde Pera Müzesi'ne film izlemeye gidemediğimiz için online olarak izleme şansımız var. Üç tane film gördüm ve hemen "Kamerayla İzdivaç" isimle belgeseli izlemeye başladım. Film Esra Erol ile İzdivaç günlerini anlatıyor. Evlendirme programları yapan Esra Erol'un kamera arkasını ve programa katılan eş adaylarını görüyoruz. Bu aralar toplumun ahlakını bozduğu gerekçesiyle yasaklanan programlar zamanında rating rekorları kırıyordu. Özellikle orta yaş ve üstü teyzelerin gönlünü kazanan Esra Erol 'herkese iyilik yapmak istiyorum' mottosundan yola çıkarak bekarları yalnızlıktan kurtarmaya çalışıyordu. Üstelik eğlenceli bir programla. Doğa Kılcıoğlu'nun filmi 2010 yapımı ve 52 dakika. İyi seyirler. Siyah beyaz çekilen "Saklı" 2016 yapımı 70 dakika. Ali Kemal küçük bir bakkal işletmektedir. 5 senedir çıktığı Berfin ile iki ay sonra evlenecektir. Üstelik eli eline değmemiştir. Bir yandan cinsel özgürlüğü sorgularken bakkala gelen bir kadında...

İstanbul Modern Türk Filmleri

 İstanbul Modern "Biz de Varız!" başlığı altında Türk filmlerini gösterime açtı. "Hayaletler", Azra Deniz Okyay yönetmenliğinde 86 dakika. Başarılı kısa filmleriyle bilinen yönetmen uzun metrajıyla Altın Portakal Film Festivalinde en iyi film dahil 5 ödül almış. Abartılı oyunculuktan uzak, doğal akışında farklı yaşamları izliyoruz. Dansçı olmak isteyen bir genç kız ile geziyor kamera zaman zaman bina kolonları kesen adamları, hapisteki oğlunu kurtarmak için para bulmaya çalışan kadını ve çocukları sinema ile rehabilite etmeye çalışan aktivisti görsek de izleyici olarak hep bir genç kız kalıyoruz. Ve içimiz kıpır kıpır dans ediyor. Kentsel dönüşümdeki Fikirtepe sokakları gözümüze batsa da yanan sokaklar yine yüreğimizi yakıyor. Keşke her şey güzel olsa. Hayaller gerçek olsa... "Miss Holokost Survivor" Eytan İpeker'in çektiği bir belgesel 83 dakika. İsrail'deki bir huzur evinde düzenlenen güzellik yarışmasını konu alıyor. Nazi soykırımından kurtulan ...

İtalyan Kültür Merkezi Filmleri

Le sorelle Macaluso (2020)  Emma Dante'nin filmi 1 saat 34 dakika.  Maria, Pinuccia, Lia, Katia ve Antonella beş kardeştir. Anne ve babası olmayan kızlar kendi kendilerine yetebilmektedirler. Damda beslenen güvercinler de onlara en yakın canlılardır. Bir gün denize gittiklerinde Antonella kaza sonucu hayatını kaybeder. Evin en küçüğü artık yoktur. Zaten hayalleri ellerinden alınmış olan kardeşler bir yere savrulur. Yaşadıkları en mutlu gün hayatlarını değiştiren en kötü güne dönüşmüştür. Biraz iç karartıcı olan film sadece evin atmosferiyle bile bize ailenin yaşadığı travmayı başarıyla anlatıyor. Lacci  Daniele Luchetti 1 saat 40 dakika Aldo ve Vanda evlidir, 2 de çocukları vardır. Her şey normal gibi göründüğü bir akşam Aldo karısına onu aldattığını söyler. Vanda alt üst olur. Kocasının önce gitmesini ister sonra da onsuz yapamayacağını anlayıp geri gelmesi için elinden geleni yapar. Buna intihar teşebbüsü de dahil. Ancak Aldo genç ve ateşli bir kızın peşindedir. Roma Na...

10. İnsan Hakları Film Günleri

 Mükemmeli bir film olan Pamir Sineması ile festivale başladım.  CINEMA PAMEER | Pamir Sineması Martin von Krogh | 2019 | 1saat 20 dakika Afganistan'ın Kabil kentindeki bir sinemada film gösterimi yapmaya çalışan bir avuç insan. Savaş yüzünden yeni yeni eski haline dönmeye çalışan Afganistan'ın sinema sanatı ile daha da ileri gideceğini düşünen sinema yöneticileri her türlü imkanı kullanarak halka film göstermeye çalışıyor. Bu filmlerle düzgün davranmayı, doğruyu ve yanlışı görüp ona göre yaşayacaklarını düşünüyorlar. Bir yandan bombalar patlıyor bir yandan sinemada uyuşturucu kullanılıyor. Görevliler sabırla bunlara göğüs geriyorlar. Çünkü ülkelerinin karanlığa gömülmemesini istiyorlar. Pamir Sineması herkeste bir iz bırakmış. Hala da bırakmakta. Mollalar tarafından Kuran'a küfrettiği gerekçesiyle linç edilen Ferhunde isimli kadının filmini gösterime sokmak için uzun uğraşları çaba veriyor. Kendi çaplarında bir devrim yapıyorlar ve filmle halka gerçekleri göstermiş oluyo...

Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali

 Maalesef eve tıkıldığımız bu günlerde film festivallerine hasret kaldık. Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali'ni az daha kaçırıyordum. Fazla reklamı yapılmamıştı. Neyse ki 10 filme rezervasyon yaptım. Ancak bildirim olmadığı için çoğunu kaçırdım. Bu yüzden Facebook'taki etkinlikler için yapılan bildirimleri seviyorum.)) ORMANI ONARAN KEÇİLER / FROM WEEDY FORESTS TO GRASSY WOODLAND Yönetmen: Antoinette Wilson ve Jordan Osmond  Film 12 Dakika 2020 Yapımı İzlediğim ilk filmdi. Kısa ve vurucuydu. Avustralya'daki bir bölgede otlardan ormanı ve arazileri korumak için farklı bir çözüm üretilmiş. Muhtemelen doğal bir çözüm ancak çiftçilerin çabasıyla keçiler boyu uzamadan otları yiyor ve diğer bitkileri kurtarıyor. Otları yakmanın ve zehirlemenin gelecek açısından ekolojiye zarar vereceğini düşünmüşler. Diğer çiftçilere ve yerel yönetime ikna yoluyla bu yöntemi göstermişler. İşe yaradığını görenler de yavaş yavaş onlara katılmış. Bu sayede ormanda yaşayan canlılar da etkilenmemiş o...

Sambuca'nın Hayaleti- Sicilya-İtalya-2

Dimdik bir dağa tırmanıyor gibiydi... İnleyerek ilerliyordu. Yol biraz yokuştu ama dağ kadar dik değildi. Eva’nın kafası dönerken her şey biraz daha büyüyordu. Ağrıyan dizlerini tutmak için eğilince bir pansiyon gördü. Yakınına gitti. Nereden baksa son on senedir kapısı bile açılmamıştı. “Of of” diye bağırdı. Yolun sonunda sanki biri sokağın karşısına geçmişti. Mavi gömlekli bir adam gördü. Durup geriye baktı, içki içtiği barın tabelasını hala görebiliyordu. Bu nasıl yoldu? Bitmiyordu. Eva adama seslendi “Zio! Zio!”. Kendi kendine güldü, İstanbul’da olsa “Dayı! Dayı!” diye bağırırdı. Hemen yanına gelip ona yardım ederlerdi. Son gayretiyle ilerledi. Hiç durmadan geldiği noktada küçük bir pansiyon vardı. Kapısını açtı ve içeri girdi. Mavi gömlekli adam resepsiyon benzeri odadan çıkageldi. “Merhaba, nasıl yardımcı olabilirim?” “Una stanza” dedi son enerjisiyle Eva mırıldandı “Dayı bana bir oda ver!” Adam hemen giriş katında bir penceresi sokağa bakan odayı ona verdi. Eva kendini yatağ...

Sambuca'nın Hayaleti- Sicilya-İtalya-1

Otobüs yeni yapılmış asfalt yolda yavaş yavaş ilerlerken Eva kuş gibi uyuyordu. Son dönemeçte aniden başı aşağı düştü. Camdaki izini görünce hemen koluyla sildi. Saçlarını yıkaması gerekiyordu. Tam üç gündür ne rahat bir yatakta uyumuş ne de sıcak suyla duş alabilmişti. Şikâyet edecek hali yoktu. Üstelik hava limanından çıktıktan sonra valizi kaybolmuştu. Hırsızını biliyordu ama başı belaya girmesin diye fazla sesini çıkaramamıştı. Yolun sağ tarafında birkaç tane ev gördü. Heyecanlandı. Seyahati son bulmak üzereydi. Yeni hayat onu bekliyordu, hissediyordu. Eskiye ait eşyalar onu bilerek terk etmiş olabilirdi. “Evacık bizi geçmişinde bırak” diye konuşan bir pantolon, “Eva ben çok eskidim, artık emekliye ayrılmak istiyorum” diye yalvaran bir kazak düşündü. Hafifçe gülümserken al dudağı sarktı. İstanbul’dan aldığı çeşit çeşit, rengarenk baharatlar da valizdeydi. En çok ona üzüldü. Sumaksız makarna yemeğe alışmak zorundaydı. “Zaten burası İtalya, makarna sosu sıkıntısı çekmem herhalde”...