Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Billions dizisinin setindeyken:))

Yaz sıcağında ekip çalışıyor:)) Dizi kar yağarken kışın izlenebiliyor.)) Üstte dizideki bir sahne, altta gerçek hayat:))

Brooklyn

Eilis, İrlanda'da annesi ve kız kardeşiyle yaşar. Orada ne istediği işi bulabilmiş ne de beyaz atlı prens ile tanışabilmiştir. Çalıştığı fırındaki kadının tutumu ve çevresindekilerin gelenekselci yaklaşımı onu doğduğu yerden soğutmuştur. Eilis, nasıl olsa annesine bakacak olan biri var diye evden ayrılmaya karar verir.  Pederin de yardımıyla Amerika biletini alır. Orada kalacak yeri ve işi hazırdır. Hepsi Brooklyn'dedir. Makyaj malzemeleri satan büyük bir mağazada satış sorumlusu olarak işe başlar. Vatan hasreti çektiği için suratı biraz asıktır. İşverenin ve pederin yardımıyla bunun üstesinden gelmeye çalışsa da karşısına çıkan İtalyan bir erkek onu mutlu edecektir. Kaldığı pansiyondaki kızlarla kilisenin düzenlediği bir eğlenceye katılır. Tony ile dans eden Eilis günden güne onunla yakınlaşır. Haftanın bazı akşamları gideceği muhasebe okuluna başlar. İş hayatında daha bir girişken olmuştur. Ayrıca sevgilisinin olması arkadaşlarının gözünde yükselmesini sağlar. Zaman s...

Trumbo

Dalton Trumbo Hollywood'un en çok iş yapan senaristlerindendir. 1947'li yıllarda siyasi duruşu yüzünden arkadaşlarıyla birlikte mahkemeye çıkarılır. Komünizmi savunduğu için kara listeye alınmıştır.  Hollywood'daki 10 tehlikeli kişi arasına girer. Diğerlerine göre; komünistler devleti içten çökerteceklerdir bir an önce onları temizlemek gerekir. Dolayısıyla Trumbo gece gündüz sinema için yazan bir adam iken bir anda siyasi şöhretiyle tanınmaya başlar. Fırsattan istifade bazı güçler onu sektörden uzaklaştırmak için harekete geçer. Mahkemeyi aşağılayan Trumbo aynı zamanda hapse mahkum edilir. Orada da kendine bir daktilo bulur. Senaryo yazamasa da en azından arşivi düzenlemektedir. Karısı ve 3 çocuğu geri döndüğünde evlerinde onu beklemektedir. Maddi imkansızlıklar yüzünden çiftlik evi satışa çıkarılır ve milliyetçilerin oturduğu bir mahalleye taşınmak zorunda kalırlar. Günden güne büyüyen çocuklarının duygularını, karısının evi ayakta tutmak için verdiği mücadeleyi bir...

Suffragette

Maud, çamaşırcı olan annesinin yanında mesleği öğrenmiştir ve yıllardır aynı yerde çalışmaktadır. Annesini erken yaşta kaybetmiştir, evli ve bir çocuk annesidir. Bir gün iş arkadaşı Violet'in kadın hakları savunucusu olduğunu farkeder. Ona destek olmak istese de önceleri çekinir. Çünkü kaybetmek istemediği bir işi ve bozmak istemediği bir yuvası vardır. Violet'in belediye meclisi önünde konuşacağı gün dayak yemiş olması yüzünden iş oraya dinleyici olarak gelen Maud'a düşer. Etkileyici bir konuşma yaptığı kabul edilse de istekleri reddedilir. Ve polisten şiddet görerek gözaltına alınırlar. Maud, artık polis tarafından da mimlenmiş biridir.  Hatta peşinde bir dedektif bile vardır. Erkeklerin kadınlara yaptıklarını görüp bir de ünlü direnişçi Pankhurst'u dinleyince içindeki gücü keşfeder. Günden güne kendini kadınların oy hakkı için savaşmaya adar. Önce ailesi ona sırt çevirir sonra iş yerinden kovulur. Hatta kocası çocuğunu evlatlık bile verir. Maud, evsiz ve işsi...

Spotlight

Spotlight'ın "Yılın En İyi Filmi" olabileceğini savunan birkaç yazı okuduktan sonra merakla filmi izlemeye karar verdim. Sevdiğim oyuncuların biraraya geldiği film, Boston Globe gazetesinin bir araştırmasını konu alıyor. Daha doğrusu gazetenin içinde Spotlight adında bir birim mevcuttur, kendi konularını seçen ve onu uzun süre araştıran sağlam gazetecilerden oluşmaktadır. Sonuca ulaşınca da yazı dizisi olarak Boston Globe'da yayınlanmaktadır. Her yazdıkları ses getiren ekip bu sefer eski bir dosyayı açacaktır. Gazetenin başına getirilen Marty, Katolik Kilisesi'nde rahiplerin çocukları taciz etme olayının üstüne gidilmesini ister. Ekip ise ellerindeki başka bir dosyayı bırakarak yeni araştırmalarına yönelirler. Marty, Yahudi olduğu için dışarıdan bir göz olarak tacizci rahiplerin peşine düşülmesini ister. Ancak onları zorlu bir yolculuk beklemektedir. Daha önce kapatılmış davaların kararlarına ulaşmak son derece zordur. Onların halka açılması için Mike amansı...

Love-Gaspar Noe

"Dönüş Yok" filmi ülkemizde vizyona girdiğinde çok ses getirmişti. Gaspar Noe adı pek hatırlanmasa da Monica Bellucci'nin tecavüz sahnesi herkes tarafından izlenmiş hafızalara kazınmıştı. Hem sert hem de rahatsız edici bir film olan "Dönüş Yok", özellikle kurgusu açısından izleyiciyi ters yüz etmekteydi. Yönetmen tüm cesaretiyle, titreyen bir kamerayla yaşanan travmayı anlatmıştı. Yine bir çift ve bir eski sevgili vardı.  "Love" filmi adından anlaşılacağı gibi bir aşk öyküsünü anlatıyor ama Gaspar Noe'nin kamerasından... Murphy, sinema okurken sanat öğrencisi Elektra ile tanışır ve ikisi birlikte olurlar. Bunun aşk olacağını daha sonra anlayacakları bir ilişki ortaya çıkar. Üstelik başrolde şehvet vardır. Klasik Noe planları devreye girer, iç gıcıklayan durumlar, tahrik edici mekanlar ve sevişen insanlar...  Murphy kanunları gibi bazı şeyler ters gitmektedir. Evli, mutlu ve çocuklu olması gereken adamın kafasında başka bir şey vardır. Elekt...

The Lobster-Yorgos Lanthimos

"The Lobster" alışılmış filmlerin biraz dışında kalıyor. Yakın gelecekte olabilecek bir distopya öyküsünü Yunanlı yönetmen Yorgos Lanthimos anlatıyor. İzlemeden önce tek bildiğim başrolünde Colin Farrell'in oynamış olduğuydu. Bol ödül aldığını da arkadaşlarımdan duymuştum.  Şehir kurallarına göre bekar insanlar tutuklanmaktadır. Eğer partnerleri yoksa uzaktaki bir otele gönderilirler ve 45 gün süreleri vardır. Orada kendileriyle aynı bir özelliğe sahip eş bulmaları gerekir. Yaşam sürelerini uzatmak için ormanda bekar avına çıkarlar. Eğer bir bekar öldürürlerse otelde fazladan bir gece kalma şansı yakalarlar.  Eş buldukları taktirde deneme süresinde birlikte yaşarlar sonra yatta bir süre daha kalıp şehre geri gönderilirler, aralarında sorun çıkarsa onlara bir de çocuk verilir. Bunların hiçbirini başaramazlarsa istedikleri bir hayvana dönüşeceklerdir. Sonsuza kadar. David'in yolu da otele düşer. Yanında köpeğe dönüşmüş kardeşi vardır. O da başaramazsa denizi ç...