Ana içeriğe atla

Esra Erol'la evlen benimle

Maşallah insanlar haldur huldur evlenmek istiyor.
Hem de herkesin önünde, tv programına çıkılıyor, sipariş veriliyor.
Kriterleri dinleyen eş adayları bir telefonla gelme sözü veriyor.
Bir iki gün sonra geliyorlar paravanın arkasından birbirlerine soru soruyorlar,
Sonra paravan açılıyor pardon öncesinde locada oturan seyirciler çift olma ihtimali üstüne yorumlar yapıyorlar.
Paravan açıldıktan sonra beğenilirse çay içmeye gidiliyor beğenilmezse teşekkür edilip herkes kendi yoluna gidiyor.
Tabii arada sohbet muhabbet olsun dialoglu figurasyonlar çıkıyor.
Esra Erol'a zaten allah sabır versin tabii bir de Fox'a geçince aylık 500 bin transfer parası verdi.
Darısı başımıza (koca anlamında mı yoksa para mı?)
Ben Zuhal Topal'ı daha çok severdim daha bir komikti espriliydi. Esra hem hamile olduğu dönem biraz gergindi ama şimdi toparlamış gibi. Fena değil yani izlenir.
Tüm kış öğleden sonra izlenebilecek bir program uzun olunca sıkıyor ama neyse idare edeceğiz.
Arada skeç yazsam programa tutar mı acaba?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...