Ana içeriğe atla

Thelma


Thelma üniversite okumak için Oslo'ya gider. Ailesi onu küçük bir eve yerleştirir. Sık sık kızlarını kontrol eden aile, onun dini ve ahlaki öğretilerinden çıkmamasını sağlarlar. Doktor olan babası ve tekerlekli sandalyedeki annesi soğuk ve kapalı bir tutum sergilerler. Thelma ilk kez evden uzak olmanın verdiği özgürlüğü yavaş yavaş kullanmaya başlar. Sınıf arkadaşı Anja, kütüphanede epilepsi krizi geçiren Thelma'ya yardım eder. Bu vesileyle yakınlaşırlar. Thelma ona aşık olur. 
Asıl ilginç olan Thelma'nın üstün güçleri olmasıdır. "Bir şeyi çok istersen olur" sözü gibi Thelma istemediği insanların ölümüne neden olmuştur. Küçükken kıskandığı erkek kardeşi gibi... Tam olarak sonuçları açıklanamasa da aileye göre sorumlu Thelma'dır. Tıpkı babaannesi gibi. (Bu arada öldü denilen kadın yıllar sonra bir bakımevinde ortaya çıkmıştır). Thelma gerçeklere ulaşmaya karar verir.
Hastalığının nedeni ve ailesinin tavrı onu başka birinin ölümüne yönlendirir. Belki de Thelma iyileştirici özelliğini keşfetmek üzeredir. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...