Ana içeriğe atla

İlk iş günü

Sabahın mavisinde yola çıktım. 45 dakikada Nakkaştepe'ye vardım.
Yeni bir iş öğrenmek lazım bütün gün liderimiz benimle ilgilendi. Cuma günü telefonda mülakat yaptığım İtalyan gelmişti, kaçtım. Adam ben seni mi işe aldım diye düşünmesin dedim.
Öğle arası 1 saat yarım saatte sıkılmıştım. Sağlık olsun, servis Nuhkuyusu'nda bıraktı sabah beni 7.30'da oradan alacak umarım Karacaahmet mezarlığının içinden geçerken bir ölü kalkıp da beni durdurmaz. Ya da bir diri!
Yemekler de güzel açık büfe salata var, kısırı bile gördüm. Nerede var bu yemekler. Sigortamı da yarın başlatıyorlar. Kurumsal gibisi yok! İnşallah 3 ay dayanırım.
İtalyanca gazetelere göz gezdirmeyi özlemişim (okumayı değil).
Masam boğazı görüyor inanılmaz. Buna güzel derken İcadiye'de Vakko'nun ofisini gördüm dibim düştü!
Ne güzel aydınlatma ve ofis dizaynı o öyle belki beni bir gün işe alırlar.
Koşarak eve geldim ve makarna yedim, allah karnımızı aç bırakmasın.
Her işsize iş versin amin:)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...