Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Black Mirror-San Junipero

Black Mirror, bugünlerde en çok konuşulan dizilerden biri. Twitter'da sürekli TT oluyor ve yeni fanlarını yaratıyor. Ancak diğer dizilerden farklı konseptiyle hedef kitlesi çok geniş değil. Zaten yaratıcısı Charlie Brooker'ın da böyle bir amacı yok. Spekülatif kurgusuyla her bölüm farklı bir dünyayı izleyiciye sunuyor. Aslında içinde olduğumuz yaşamın böyle devam ederse varacağı karanlık noktayı bize bir nevi göstermeye çalışıyor.  San Junipero, 3. sezonun 4. bölümü... Bizi genelde geleceğe götüren yazar bu sefer 80'lerle aklımızı başımızdan alıyor. Yorkie, 87 yılının eğlenceli bir akşamı sokaklarda gezinir. Yeni bir dünya keşfediyormuşcasına etrafına bakınan kız, arabada müzik dinleyerek gezen gençleri izler. Bir yandan televizyon satan bir mağazanın vitrinine takılır. "The Lost Boys" filminin afişinin asılı olduğu yerdeki Tucker's barı görür ve kapıdan içeri girmek üzere olan Kelly dikkatini çeker. Yorkie kendini barda bulur. Atari bölümünde takılırk...

Lizbon’a Gece Treni

Pascal Mercier'in romanı "Last Train To Lisbon" Bille August yönetmenliğinde filme çekilmiş. Tam sonbaharda izlenecek bir film olmuş.  Profesör Raimund, üniversitede ders vermektedir. Bir İsveçli olarak sıradan bir yaşam sürmektedir. Aksiyondan ve kaostan uzaktır. Profesörün sabahları saatinin çalmasına gerek bile yoktur. Uyku sorunu çeken adam zaten hiç uyumamıştır. Notlarını alıp okula gittiği bir gün köprü üzerinde bir kız görür. Tam atlamak üzereyken onu kurtarır. Kırmızı pardesü giyen kız onunla okula gelir ve sonra bir anda ortadan kaybolur. Raimund'a kalan pardesü ve cebindeki bir kitaptır. Kitabın nereden alındığını bulan profesör kızın izini sürerken bir yandan da onu okumaya başlar. Kitapta bulduğu Lizbon biletiyle trene biner. Ve yağmurlu günleri geride bırakarak Lizbon'un güneşiyle karşılaşır. İlginç bir şekilde ilk andan itibaren Lizbon ona iyi gelmiştir. Yazarın evini bulur ve kardeşiyle görüşür. Eski bir doktor olduğunu öğrendiği yazar, genç...

Where Do We Go Now?

Nadine Labaki, 2007 senesinde "Karamel" adlı filmiyle gönlümüze taht kurmuştu. Lübnanlı yönetmen, aynı zamanda yazıp yönettiği filmlerde oynamakta. Çok kültürlü topraklardan beslenen filmleri izlenmeye değer. "Peki Şimdi Nereye?" Labaki'nin çektiği ikinci filmi.  Lübnan'da  Müslümanlar ve Hristiyanlar arasındaki kavgalar kızışmıştır. Uzak bir köyde erkeklerini kaybeden kadınlar savaş çıkmaması için dua etmektedirler. Çünkü eşlerini ve oğullarını da bu yolda kurban vermeye dayanamayacaklardır. Bu sebeple köyün meydanına kurulan tek televizyonda haberleri izlemezler ve dışarıdan gelen gazeteleri kimselere okutmazlar. Köyün geleceği kadınların elindedir. Amal da yalnız bir annedir. Kafesinin dekorasyonunu yapan Rabih'i uzaktan uzağa beğenir. Rabih de ona karşı boş değildir. Tek mesele farklı dinlerden olmalarıdır. Kadınlara göre çözüm basittir. Hristiyanlar Rabih'in vaftiz olmasını, Müslümanlar ise din değiştirmesini isterler. İki aşık henüz işi...

Moonrise Kingdom

Wes Anderson'un simetri dolu filmlerinden bir daha... Moonrise Kingdom 2012 Amerikan yapımı. Anderson bu filmin senaryosunu yazarken usta yönetmenlerin gençlik filmlerini izlemiş. Filmin oyuncu kadrosunda Edward Norton, Bruce Willis, Bill Murray ve Tilda Swinton gibi ünlü isimler de var.  1965 senesinin Eylül ayında Sam izci kampından kaçar. Amacı aşık olduğu kız ile uzaklara gitmektir. Ne de olsa izcilik eğitimi almıştır ve uzun bir süre dışarıda yaşayabilirler. Suzy de büyük bir evde mutsuz anne, babası ve 3 küçük erkek kardeşiyle yaşar. Farkedilmediği için sorunlu bir çocuk olduğu düşünülen kız, bir sene önce tanıştığı Sam ile uzun bir süre mektuplaşmış ve onunla kaçmaya karar vermiştir. Kedisini ve valizini de yanına alarak evden ayrılır. İkisi buluştuklarında haritadan gidecekleri yeri belirlerler. Kampta Sam'i aramak için küçük izciler hazırlanmıştır. Sam'i sevmemelerine rağmen onu bulmak görevleri olduğu için seslerini çıkarmazlar. Ancak darbeyi Sam değil de ...

Venus In Fur

"Venus In Fur" Roman Polanski'nin 2013 senesinde çektiği bir film. Avusturyalı Leopold Von Sacher- Masoch adlı yazarın aynı adlı romandan tiyatro oyununa David Ives tarafından uyarlanmış. Bir tiyatro salonunda iki kişiyle geçen 96 dakikalık filmi izlemek isteyenlere iyi seyirler.)) Yağmurlu bir günde Paris'in geniş sokaklarında gezinen kamera bir tiyatro salonuna girer. (Klasik Roman Polanski filmi olduğu giriş sekansından bellidir.) Oyunun adaptasyonunu yapan yazar Thomas, tek başına tiyatro salonundadır. Aradığı kadın oyuncuyu bulmadığından dolayı biraz gergindir. Sevgilisine akşam yemeğine geleceğini söylerken kapıda yağmurdan ıslanmış olan Vanda'yı görür. İlk bakışta Vanda giyiminden dolayı telekız gibi görünmektedir. (Bu da kadınlara karşı erkeklerin ön yargılarından biridir.) Thomas onun role uygun olmadığını kibar bir dille söyler. Ancak Vanda ısrarcıdır. Bir kez sahnede rolü denemek ister. Thomas'ı zar zor ikna eder. Bu süreçte kadınlığını da k...

The Fool

Dima belediyeye bağlı çalışan bir tesisatçıdır. Aynı zamanda dışarıdan inşaat mühendisliği okumaktadır. Küçük evlerinde annesi, babası, karısı ve oğluyla yaşar. Yemek yedikleri bir akşam annesi ona demediğini bırakmaz. Babası gibi ezik olduğunu, bir ev alması gerektiğini, olmuyorsa çalıp çırpması gerektiğini söyler. Dima ve babası sinirlenirler. Kapının önünde gençlerin kırdığı bankı tamir ederek kendilerini oyalarlar.  Kendi bölgesinde olmamasına rağmen bir binada tesisat sorunu vardır. Dima da müdürü içki aleminde olduğu için tıpış tıpış işe gider. Gördükleri karşısında şoke olur. 40 yıllık binanın iki yerinde derin çatlaklar oluşmuştur. Biraz daha inceleyince binanın 24 saat içinde çökeceğini anlar. Bürokrasiye karşı gelemeyeceğini düşünse de 'ezik' olmaktansa başını belaya sokmayı tercih eder. Devlet içindeki kokuşmuş ilişkilerin içinde kendini bulur.  Belediye başkanının 50. yaş gününe gider ve durumu tüm yetkililerin ortasında anlatır. "Mama" lakaplı kad...

Tacones Lejanos

"Yüksek Topuklar" Pedro Almodovar'ın 1991 yılında yönettiği bir film. Pedro hayranlığım çok büyüktür. O yüzden çoğu filmini izlemişimdir. Ancak bilerek izlemediğim filmler de olur. Çünkü hemen o yönetmeni tüketmek istemem. Arada hatırlamak için bu taktik birebirdir. Hem daha kıymetli gelir. Şimdiden; İyi seyirler:))) Rebeca, Madrid'de bir TV kanalında haberleri sunmaktadır. 15 sene Meksika'da yaşayan şarkıcı-oyuncu annesi İspanya'ya geri dönmeye karar vermiştir. Rebeca gergin bir şekilde havaalanında annesini bekler. Tek isteği onun bir şeyler başarabildiğini görmesidir. Bir de anne şefkati bekler. Becky tüm gazetecilerin onu karşılamaya geleceğini düşünür ancak karşısında sadece kızını görünce yıkıma uğrar. Ona göre dönüşü şaşalı olmalıdır.  Rebeca annesini evinde ağırlar kocası Manuel ile hep birlikte akşam yemeği yerler. Ancak Becky daha önceden Manuel ile sevgili olmuştur. Rebeca da bunu bilmektedir. İkisi arasında hala bir şey olup olmadığını anla...