Ana içeriğe atla

High Strung


Ruby NYC'deki meşhur dans okulunda okumaya hak kazanır. Eşyalarını alıp şehre gelir ve heyecanla okula adapte olmaya çalışır. Dersler onu zorlasa da Ruby pes etmemeye kararlıdır. Hatta kendini aşka ve gece hayatına kaptıran oda arkadaşını bile doğru yola sokar.
Johnnie vizesi dolmak üzere olan bir İngilizdir, Amerika'da kalmak için vizeye ihtiyacı vardır bir avukata sürekli para öder. Maalesef adam dolandırıcıdır ve Johnnie para kazanmak için metroda keman çalmaya devam eder. Bir gün müthiş bir dans gösterisinin ardından dede yadigarı kemanı çalınır. Ruby de oradadır ve aşkları başlar.
Ruby onun yaralarına merhem olmaya kararlıdır. Johnnie de üst katında yaşayan bir dans grubu ile işbirliği yapıp güzel bir şansı yakalamak üzeredir.
Konusu itibariyle güzel ancak işleyişte bir takım sıkıntılar mevcut:)) Dans-NY-müzik ve gençlik çok daha iyi birleştirilebilir idi. İzlerken yormayan sonraki sahnede ne olacağı belli olan bir film. Film bittikten sonra izleyicide hiçbir hissi uyandırmıyor. Kafa dağıtmalık bir film daha. İyi seyirler:)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...