Ana içeriğe atla

Garipçe'de Kahvaltı

Hava bulutlu ve serindi, yola öğleyin çıktık.
Sevgili çook acıkmıştı neredeyse beni yiyecekti.)
Garipçe'ye almadılar bizi daha doğrusu merkeze attık arabayı bir köşeye.
Deniz kıyısında güzel bir kahvaltı yapalım derken deniz kıyısındaki mekanların kötü olduğunu farkettik.
Bahçeli güzel ve temiz bir mekan bulduk.
İçeriye yerleştirk. Açık büfe kahvaltıda ne bulursak topladık.
Bir ye bir ye, karnımız doydu. Ardından teyzenin biri kaleye çıkın dedi.
Merdivenleri başarıyla tırmandıktan sonra Candan Erçetin'in klip çekimi yüzünden kalenin  jandarma tarafından kapatıldığını öğrendik.
Karşı tarafa tırmanalım da denizi görelim dedik. Süper bir denizle karşılaştık:)
Oksijen orman manzara:)))
Ancak Garipçe'de fazla vakit geçiremeyeceğimizi anladık ve Nişantaşımıza geri döndük.
Cafe Nero'da içilen bir kahveyle eve gidip mayışmaca iyi geldi.
"Guguk Kuşu"nu izledik ve beğendik:)
Cuma da "Kuzgun"u izlemiştik Edward Norton'ın.
O da güzeldi ancak daha da güçlü bir senaryosu olabilirdi...
Bugün 1 Mayıs tatiliz evde ev işleriyle uğraşıyoruz.
Tatilleri severim:)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...