Ana içeriğe atla

Capharnaüm


"Karamel" ve "Peki Şimdi Nereye?" isimli uzun metraj filmleriyle tanınan Lübnanlı yönetmen Nadine Labaki'nin son filmi ""Kefernahum" içimize işliyor. Dokunaklı senaryosu, gerçekçi çekimleriyle film izleyiciyi o atmosfere alıp yerleştiriyor. Zain, 12 yaşlarında bir çocuktur. Yaşını bilemez çünkü kimliği bile çıkmamıştır. Bir sürü kardeşiyle yaşar, gece gündüz onlara bakabilmek için çalışır. Anne ve babası sorumsuzca çocuk doğurmaya ve onları sokaklarda süründürmeye devam ederler. Zain kız kardeşi yanında çalıştığı bakkal ile evlendirilince tepki olarak evden kaçar. 
Zain nenesine gidecekken otobüste gördüğü garip kostümlü adamın peşinden gider ve kendini bir lunaparkta bulur. Ne de olsa çocuktur. Biraz yaramazlık yaparken vakit geçer, ona yemek veren başka bir göçmen kadınla yolları kesişir. Bebeği olan kadın konteynerde yaşar. Zaim karın tokluğuna çocuğa bakar. Bir gün kadının ortadan kaybolmasıyla Zaim günlerce süren hayat mücadelesine başlar. Bir kendinin bir de kadının küçük bebeğinin hayatı söz konusudur. 
Zain bir süre sonra eve dönünce zorla evlendirilen kız kardeşinin hamile kalınca öldüğünü öğrenir. Gözü hiçbir şeyi görmez ve onun kocasını bıçaklar. Küçücük ellerine kelepçe takılır. Hapiste zaman geçiren Zaim'in diğer çocuklardan tek farkı karakteridir. Ses getirecek bir ilke imza atar. Ailesine dava açar. Onu dünyaya getirdikleri için dava edilen ailesi kendini savunur "Bize böyle öğretildi".
Nadine Labaki, 12 yaşında bir çocuğun neler yapabileceğini, isterse dünyayı bile değiştirebileceğini gösteriyor. Bu durumda iş büyüklere ve yasalara kalıyor. Film mendille izlemek şart! İyi seyirler.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Allacciate Le Cinture - Kemerlerinizi Bağlayın

Yönetmen Ferzan Özpetek'in son filmi "Kemerlerinizi Bağlayın" dün Türkiye'de vizyona girdi. Bu havada Ferzan filmi iyi gider diyerek arkadaşlarla bilet aldık. Koltuklarımıza kurulduktan sonra yağmurun sesiyle açılış sekansı başladı. Hareketli kamera şiddetle yağan sağnağı adeta bize yaşattı. Otobüs durağına varınca da bir tilt ile filmin başrol oyuncularıyla tanışmış olduk hemde bir ırkçı kavga sebebiyle. Güzel Elena, bir barda garson olarak çalışmaktadır, en yakın arkadaşı ise gay Fabio'dur. Fabio ise Silvia ile oturmaktadır. Akşamları eve gelmemesiyle bir sevgili edindiği anlaşılan Silvia, çareyi arkadaşlarıyla Antonio'yu tanıştırmakta bulur. Tamirci olan kaba davranışlı Antonio, Silvia'nın arkadaşları tarafından sevilmez. "Zıt kutuplar birbirini çeker" Antonio ve Elena birbirine aşık olur. Ancak Elena'nın iki senelik bir ilişkisi vardır ve maalesef! o da Silvia'ya aşıktır.  Bara gelen Antonio bir bardak birayı fondip yaptıkta...

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

Gece Sahilde Tek Başına

Young Hee, Güney Kore'de ünlü bir aktristir. Yönetmenle yaşadığı bir ilişki sonucunda kalbi çok kırılır. Çünkü adam evlidir. Hamburg'a giden Young Hee, bir arkadaşının evinde kalır. Hem kalbinden aşkın izlerini silmeye çalışır hem de adamın gelip onu almasını bekler. Farklı bir ülkede her gün parkta yürüyüş yapar, yeni insanlarla tanışır ve biraz daha rahat davranmaya çalışır. Her ne kadar arkadaşı onun bir yemekte alkol alıp gevşemesinden hoşlanmasa da Young Hee o an canı ne isterse onu yapmaya kararlıdır. Ülkesine geri döndüğünde eski arkadaşlarını bulur ve onların değişimini gözlemler. Hala bekar olan erkekleri acımasızca eleştirir. Eski aşkının ne yaptığını merak etse de çok peşinde düşmez. Eninde sonunda hesaplaşacak kadar içinde biriktirdikleri vardır. Young Hee sadece sevilmek istediğini anlamıştır. O yüzden çevresindekilerle bu konuda rahatça tartışır. Arkadaşların onun zor zamanlarına destek olmak için seslerini çıkarmazlar. Young Hee sahilde uyuduğu bir gün es...