Ana içeriğe atla

Ray Donovan


Ray Donovan: Hayran olunacak biri mi yoksa korkulacak biri mi? Bu nerede durduğunuza bağlı, net olmasa da...
Bir arkadaşımın tavsiyesiyle izlemeye başladım. İlk 2 sezonu hemen bitirdim. Şimdi 3. sezona geçeceğim ve 4. sezon da şu an devam etmekte. 
Ray Donovan, Los Angeles'ta zengin ve ünlü kişilerin pis işlerini örten biridir. Patronu Ezra'nın bir numaralı adamıdır. Ekibi lezbiyen Lena ile eski Rus ajanı Avi'den ibarettir. Yatağında uyuşturucudan ölmüş bir fahişeyle uyanan adamı, spermleri çalınmak üzere olan bir basketbolcuyu ve gay olduğu ortaya çıkacak bir film yıldızını deyim yerindeyse bu ekip ipten çekip alır. Çünkü ünlülerin de sırları vardır ve bu sırlar onların tüm yaptıklarını mahvetme riski taşır. Bu sebeple Ray'i tutarlar.
Donovan Ailesi başlı başına bir problemdir. Özellikle Ray'in babası Mickey... 20 sene hapis yattıktan sonra son 5 senesinde şartlı tahliye ile serbest bırakılmıştır. Ray için korkulan olur. Babası geri dönmüştür ve ailesi tehlikededir. Sanılanın aksine Mickey yaşamasını seven sempatik bir karakter çizer. İlk hapisten çıktığı gün oğlu Bunchy'yi taciz ettiğini sandığı rahibi öldürene kadar. İzleyici ona yine şans verir çünkü Mickey'de şeytan tüyü vardır. 
Ray tek çocuk değildir. Mickey'nin 2 oğlu daha vardır. Biri küçükken rahibin tacizine uğramış ve psikolojisi bozulmuş olan Bunchy diğeri ise yine Mickey yüzünden parkinson olmuş Terry. İkisi boks salonu işletirler ve orada yaşarlar. Yani Ray'in zengin yaşamından uzaktırlar. Yıllar önce intihar eden kızkardeşlerini de unutmazlar, onun ölümünden de Ray'e göre Mickey sorumludur.
Her taşın altından çıkan adam oğullarına yeni bir kardeş getirir. Aşık olduğu zenci Claudette'den olan oğlu Daryll... Buna en çok da Ray şaşırır. Tek amacı babasından ailesini korumaktır. Oysa karısı Abby, kayınpederiyle hapisteyken mektuplaşmaya devam etmiş torunlarının fotoğraflarını ona göndermiştir. Yüz bulan Mickey soluğu oğlunun evinde alır. Erkek torunu Conor'ın gay olma ihtimaline karşı onu uyarsa da Bridget tarafından da sevilir. Eğlenceli bir büyükbabadır Mickey.
Her ailede sorunlar vardır. Donovan Ailesi'nde Mickey problem gibi görülür. Ray'in ailesinde ise babası gibi olmaktan korkan Ray farkında olmadan sorunlar yaratır. Ve bunları kaynağından çözmek için sık sık silaha sarılır. Tek amacı ailesini korumaktır. Ancak işler günden güne sarpa sarar...
Heyecanlı bir dizi izlemek isteyenlere iyi seyirler.))



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...