Ana içeriğe atla

Pek Yakında!


Zafer (Cem Yılmaz), 1996 senesinde "Eşkıya" filminde 6. polisi oynar. Yani figürandır. Rol arkadaşı Eşkıya'yı vuran polis Muharrem ise ona akıl verir. İçinden geldiği gibi oyna hoca seni farkeder diyerek Zafer'i sahnede doğaçlama yapması için cesaretlendirir. Sonuç hüsrandır. Vurulduktan sonra damdan atlamak üzere olan eşkiyaya sarılan Zafer sahnenin iptal olmasına yönetmenin de delirmesine sebep olur. Muharrem ise zamanla sesini dublaj kullanan meşhur Boğaç Boray olacaktır.
Günümüzde Zafer, bir kebapçının bodrum katında korsan dvd basan ekibin başındadır. Bir sürü film izleyip bakış açısını değiştirmiş dünya sinemasını gençlere tanıtmıştır, bununla da övünür. Diğer övünülecek nokta ise Türk filmlerinin korsanını basmamasıdır. Zeki Demirkubuz'un "Kader" filminin korsan dvdsini basan çocuğu uyarır. Tam pasta kesilecekken patron onu odasına çağırır ve "Avatar 2" ile büyük vurgun yapacaklarını söyler. Zafer ailesini kaybetmemek için elini eteğini bu işlerden çekmeye karar vermiştir ve patronu reddeder. Elindeki para zarfını Zafer'e uzatan adam bunun son olacağını söyler. Mecburen kabul eder ve kebapçıda kebap yerken polis baskınına şahit olur. Ekip arkadaşları merkeze götürülürken o topuklar. 
Eve gidemediği için eski bir kostümcü-malzemeci arkadaşı Ejder'in (Özkan Uğur) evine gider. Orada ölüme terkedilmiş eski filmlerde kullanılan malzemeleri anarak Türk Sineması'na bir saygı duruşunda bulunurlar. Çılgın komşu Ahben benzini döküp kendini yakmak üzere evinden fırlayınca, onu durdurmaya çalışan Zeki'ye (Çağlar Çorumlu) destek olurlar. Ahben yıllar önce yazdığı "Şahikalar" senaryosunun filme çekilemeyeceğini anlayınca hayatına son vermek istemiştir. Ancak Zafer'in annesinin evini satıp bu işe gönül koyacağını tahmin bile edemez. Üstelik amacı oyuncu olmak isteyen kostümcü karısı Arzu'yu (Tülin Özan) başrolde oynatmak ve onunla barışmaktır. 
Zafer patronun "Avatar 2"yi isteyen mafya tarafından vurulmasıyla sarsılsa da filmini çekmeye başlar. Tabii karısına yapımcı olduğunu çaktırmadan.
Bundan sonrasını görmek için sinemaya gitmek gerek!
Bu eğlenceli filmi izlemek için birçok neden var. Cem Yılmaz'ın eski Yeşilçam oyuncularına ve ustalarına saygı duyduğunu görmek ve Türk Sineması'na katkıda bulunmak gurur verici. İnsanın kendiyle dalga geçebilmesi ayrı bir meziyettir. Bunu tam anlamıyla başaran biri olan Cem Yılmaz, tüm dostlarını filmde oynatarak hem sevildiğini hem de onları doğru yerde kullanabileceğini göstermiştir.
İlk yarı müthiş ilerlerken ikinci yarıda biraz temponun düşmesi ve komedinin azalması izleyiciyi biraz sıksa da sonunda Zafer'in vurulacağını bekleyen birçok kişi vardı. "Avatar 2"yi onu çalan ve polise ihbar eden Suat'ı (Cengiz Bozkurt) kullanarak döve döve mafyaya teslim etmesi bizde tam bir katarsis yarattı. "Birlikte kuvvet doğar" lafı sadece bu durumlarda geçerli olmaktan öte sinema yapmak için herkesin işbirliği yapması gerektiğini de hatırlatıyor.
Setteki oyuncuların hocaya "Hocam benim seslendirmek-oyunum vs var biraz erken çıkabilir miyim?" diye sormasını salondaki izleyici anlamasa da ben baya güldüm. Setteki durumlar gayet iyi gözlemlenmiş. Latte içme sevdası, bir gün önce açken sette yemek beğenmeyen yönetmen, küçük yıldızların büyükmüş gibi davranışları ve yapımcının haklı isyanları...
Yan karakterlerin de hakkını vermek lazım. Özellikle Oyuncak Müzesi ve Sunay Akın ile olan dialoglar:)) Herkes üstüne düşen görevi yerine getirmiş.
İyi seyirler:))




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...