Ana içeriğe atla

Olive Kitteridge




Olive, Henry ile evlidir ve bir oğlu vardır. Kocası eczacı, kendi de matematik öğretmenidir. Evde ve okulda disiplini elden bırakmaz. Her şeyi doğru bildiğini düşünür. Kocasının her davranışını eleştirse de Henry ona sert davranmaz, tatlı tatlı ikna etmeye çalışır. Ergenlik çağındaki oğlunu hiçbir şekilde desteklemez ve onun özgüvenini kıracak şekilde annelik yapar. 
Her an parçalanacak bir aile gibi görünse de 'Kitteridge'ler asla birbirinden kopmaz. Olive'in aklı okuldaki alkolik edebiyat öğretmeni olan Jim'dedir. Her ne kadar Jim'in bir ailesi de olsa ikisi kaçmayı düşünürler. Sabah akşam onu evden alıp eve bırakan Jim'e Olive'in oğlu katlanamamaktadır. Henry de Jim'e ayar verir, Olive ile birleşemeyeceğini anlayan adam kendini ölümün kucağına atar. Bir nevi intihar eder. Ne yazık ki Olive'in babası da intihar etmiştir ve bu sertliği onun travması yüzündendir.
Asla tedavi olmayı istemeyen Olive inatla aynı aksilikte davranmaya devam eder. Henry eczanedeki yardımcısı Denise ile yakından ilgilenir. Onun erkek arkadaşıyla vakit geçirir ve sık sık eve yemeğe davet eder. Her ne kadar Olive ters davransa da Henry karısını evcilleştirmeye çalışır. Denise'nin sevgilisi avda yanlışlıkla vurulunca Henry onu teselli etme sürecine girer. Olive ise bundan memnun değildir. Aradaki ipler yine de kopmaz. Tabii bu durumlar oğulları Christopher'ın psikolojisini etkiler.
Her şeye rağmen ayakta kalmaya çalışan çocuk doktor olur ve evlenmeye karar verir. Kızın aile ile iyi geçinemeyen Olive küçük problemlere yol açar. Henry de tam aksine ideal bir babadır. Yine de Christopher annesinin etkisinden kurtulamaz, yeni evli eşinden boşanır ve uzakta yaşamaya karar verir. Olive ise her sorunu yine başkasının üzerine yıkar. Kocasının felç olmasının sorumlusunu oğlu olarak gösterir. Kızdığında kocasının ve oğlunun yemeklerini önünden alıp çöpe atan kadın hararetle bulaşık yıkayarak sinirini oradan çıkarır. Kitteridge Ailesi'nde döngü böyle devam eder.
Herkes ölünde intihar etmeyi düşünen Olive'in karşısına yeni bir aşk ve umut çıkar. Çünkü bu dünyadan göçmeye hazır değildir. Her ne kadar hata yapıp pişman olsa da Olive değişmez. Belki ölmeden önce bir şeyler farkedip değiştirecektir. 
4 Bölümlük mini dizi olan "Olive Kitteridge" izlenmeye değer. Takıntılı anneler ve mutsuz evliliklerin çocuklara neler yüklediğini çok iyi anlatıyor. Olive her ne kadar hatalı davransa da mutluluğu hakettiğini izleyiciye anlatmaya çalışıyor. İyi seyirler.))

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terminus'da Ne Var? "The Walking Dead"

Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...

contemporary

Benim Evim Senin Evin- Mübadele Tiyatrosu

Basında Biz 🤍 Mimesis Dergi -Evrensel Gazetesi- Tiyatro Dergisi   OYUNU YAZARKEN ÖNCESİ VE SONRASI  Nüfus Mübadelesi’nin üçüncü kuşak torunlarından biri olarak, bu oyunu yazmayı atalarıma olan bir borç olarak görüyorum. Doğduğunuz toprakları, yurdunuzu ve anılarınızı geride bırakmak çok zordur… En acı olan ise bu kararın başkaları tarafından verilmesi ve insanların buna mecbur bırakılmasıdır. Anneannemden dinlediğim hikâyeler ve okuduğum kitaplar ruhumu bambaşka yerlere taşıdı. Bu zorunlu göçün, onu yaşayan insanların üzerinde silinmez bir travma yarattığını ve bunun farkında olmadan sonraki kuşaklara aktarıldığını hissettim. Araştırmalarım sırasında duygusal olarak çok zor günler geçirdim; bu oyunu gözyaşları içinde yazdım. Ne yazık ki bugün bile bu oyuna dönüp yeniden okumak ve üzerinde çalışmak cesaret istiyor. Bazen kendimi buna yeterince güçlü hissetmiyorum. Dilerim tarih bir daha hiç kimseye böyle acılar yaşatmaz. Yaklaşık üç yıl boyunca, mübadele nedeniyle göç etm...