Ünlü Broadway müzikali Devlet Tiyatroları sahnelerinde! Dünyanın ısınıp suların
azalmasıyla birlikte tuvalete girmeyi sınırlayarak özel bir şirketin denetimine
verildiği bir yerde geçer olayımız. Tuvalet parasını ödeyemeyenlerin gizemli
Sidikli Kasabası’na gönderildiği, bir gidenin bir daha geri gelmediği, kimsenin
birbirinin gözünün yaşına bakmadığı, tüm genel tuvaletlerin özelleştirildiği bu
yere düşen bir aşk ateşi aynı zamanda süre giden sisteme karşı çıkışında
kıvılcımı olur.
Kim ölür kim kalır meselesi... İzlemeden okumayalım lüften. 4. Sezon 8. bölümün sonunda herkes hapishaneden dışarı savrulmuştu. Gözü dönmüş vali gidip bir kampı kendine göre düzenlemiş, görünürde bir aile bile kurmuştu. Ancak bu hayat onun için yeterli değildi. Kendi kendine hapishanedekileri (yani Rickleri) düşman edinmişti ve intikam almalıydı. Kamptakileri doldurup hapishaneye sürdü. Ve Hershel'in kafası gövdesinden ayrıldı... Sapkın vali bunu Michonne'nin kılıcıyla yaptı. Sonrasında karşılıklı bir saldırmaca sürdü. Otobüsle hapishaneden ayrılanlar ve bir sağa bir sola savrulanlar oldu. Ne hikmettir ki ilerleyen bölümlerde otobüsün en güvensiz yer olduğu anlaşıldı. 8. bölüm sonrasında "The Walking Dead" fanatikleri merakla bekledi. Kim nereye gitti, nasıl buluşacaklar? Rick ve Carl, Judith'i kaybetti ve bunu uzun bir süre üstlerinden atamadılar. Ağır yaralı olan Rick'i oğlu Carl gözetti. Bu süreçte babasıyla bazen monolog bazen de dial...
Yorumlar